Kayıt 020 | Bir Haftanın Ardından
Üniversite yıllarında hemen hemen her gün giderdim kafelere. Ama şimdi nedense aynı gözle bakamıyorum. Ergen diyebileceğim gençleri ve sohbetlerini duyunca, “Acaba ben de böyle miydim zamanında?” diye sordum kendime. Sanırım bu da doğal bir huy değiştirme süreci.
Bugün arabamı yıkadım. Sanırım saatlerce yıkayabilirim. Eşim görse, “Evi bu kadar temizlemiyorsun,” diyebilir. Gerçi evde de fena değilim bence. Üç beş bir şeyler yapıyorum.
Bugün Filenin Sultanları’nın maçı vardı. İkinci maç oluyor. Slovenya’yı 3-1 yendik. O bir seti bile vermeyebilirdik ama işte, biraz sönük oynadık.
Galatasaray yendi. Farklı yendi hatta. Victor Osimhen farkını yine gördük. Ama transfer şart, o başka.
Siyaseti takip etmediğim için ne oldu ne bitti pek bilmiyorum. Yine bir yerlerde birileri saf değiştiriyordur.
Sendika değişikliği yaptım ama bana sorsan hepsi birbirinin aynısı. Makam, mevki, koltuk sevdası...
Kentsel dönüşüm nedeniyle karot alınmıştı, hâlâ sonuçlanmadı. Kiralara şimdiden bakıyorum; 55.000 TL’nin üzerinde. Bakalım ne yapacağım.
Haftayı böyle bitiriyoruz.
Yarın güzel bir hafta başlangıcı yaparız umarım. Gerçi yarın sabah aile hekimine gideceğim. İlk defa kan vereceğim. Özel hastaneler, TSS olsa bile çok para alıyor. Verilmez öyle devamlı.
Velhasıl, bizde kelam bu kadar.
Kalın sağlıcakla.

günler zihinde ne kadar kalabalık insan bir durup da şöyle baktığından gerçekten de sizin bu yazdıklarınız gibi sıralı akıyor düşünceler işler yorumlar fikirler , zihnimiz koşuyor sürekli
YanıtlaSilMola vermeyi bilmemiz gerekiyor.
Silben de bir yere gittiğimde yan masalardan gelen seslere tahammül edemiyorum cidden.
YanıtlaSilKafede, toplu taşımada, sıra kuyruğunda vs. yüksek sesle konuşmayı adet edinmişiz ne yazık ki.
SilYeni yazı?
YanıtlaSilYakında :)
Sil