"Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir."
- Herakleitos
Işte benim de bu aralar gündemimde; değişim ve esasları var.
Bir insanın 7' sinde ne ise, 77' sinde de öyledir' sözüne inat. Bahis konu-değişim, insanın fıtratından gelen iyi-kötü oluşuna dair değil.
Kalkmasına, yatmasına, konuşmasına, yemesine, içmesine, okumasına, gezmesine, inanç dünyasının tatbikine; yani öncesinde edindiği ama terk edip yeniden benimseyeceği alışkanlıklardır değişime esas konu.
Dante'nin "Yaş 35 yolun yarısı eder." sözüne dikkat çekerken, yazının 35'i bulup ikinci yarısına giriş yaptığımı ve önümdeki yılların, ayların, günlerin, bıraktığım zamandan farklı olacağını ifade etmemde beis yoktur.
Hayatımı; ilk 30 yıl, son beş yıl ve önümüzdeki yıllar olarak üç bölüme ayırıyorum. İlk iki bölüme kısa özetler ve bahsetmeler sonrası asıl değişim yılları diyeceğim zamana, bu zamana geleceğim.
İlk 30 yıl; öğrenme, deneme, hata yapma ve şekillenme yıllarıydı. Başkalarının beklentileriyle, toplumun kalıplarıyla, "doğru" denileni yapma çabasıyla geçti. Çok şey öğrendim ama en çok da kendimi başkalarının gözünden tanıdım.
Son beş yıl; sorgulama, kırılma ve farkındalık yıllarıydı. Artık aynı şeylerden haz almamaya başladım. Eskiden önem verdiğim birçok şeyin, beni beslemediğini fark ettim. Yavaş yavaş sadeleştim. İlişkilerde, işte, alışkanlıklarda, düşüncede... Birçok şeyi geride bıraktım.
Ve şimdi, önümdeki yıllar... Asıl değişim yılları.
.
Bu yazı, yeni yolun başlangıç notu olsun.
Değişimin kaçınılmaz değil, bilinçli bir tercih olduğunu hatırlatmak için.
- KAHVEMİ İÇERKEN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder